10 Haziran 2013 Pazartesi


ERKEK HAKLARI: BEYLER… UYANIN… J

Kökleri 1970’lere dayanan “The Men's Rights Movement (MRM)”, erkeklere karşı yapılan negatif ayrımcılığa karşı bir başkaldırıdır. Kuşkusuz ülkemizde de erkekler birçok haksızlığa uğruyor. Yasal düzenlemelerin gırla gittiği Türkiye’de neden ERKEK HAKLARI konulu bir düzenleme de olmasın diye düşündüm ve taslak olarak aşağıdaki önergeleri hazırladım:

1.     Kadınlar üşümesin diye yazın klima açılamaması sonucu oluşan erkek mağduriyetlerinin giderilmesi

2.     Açılacak “Erkek Sığınma Evleri”nde, kadınlarla birlikte alışverişe çıkmak zorunda kalan erkeklere psikolojik destek verilmesi

3.     Çalışan kadınlar, nasıl ki temizlik ve ev işleri konusunda dışarıdan destek alıyorlar ise; çalışan erkeklerin de stres atma vb. konularda dışarıdan başta masaj olmak üzere destek almaları

4.     Getirilecek “Tektaş Yasası” ile, aylık gelirleri ortalama 30.000 usd’nin altında olan erkeklerin bu yüzükleri almaktan muaf tutulmaları

5.     Evlenildiği zaman sadece erkeğin soyadının değil, tuttuğu takımın da otomatik olarak kadın tarafından kabul edilmesi; böylelikle aile içi uyum ve huzurun da en üst seviyeye taşınması

6.     Boşanıldığı takdirde, eğer kadın halen erkeğin soyadını kullanmak istiyor ise; bunun karşılığı olarak erkeğe aylık bir “isim hakkı kullanım bedeli” olarak düzenli nafaka ödemesi

7.     Kadınların da zorunlu olarak askere alınması ve böylelikle vatani vazife sürelerinin cinsler arasında adil şekilde dağılımının sağlanması

8.     Kadınların doğum iznine gittikleri dönem boyunca, birlikte çalıştıkları erkeklerin “sırta binen iş yükü” primi almaları

9.     Kadınların yaptıkları her karar değişikliği için erkeğe 1.000 usd ödemeleri

10. Hem topuklu ayakkabı giyip, hem de şikayet eden ve bu davranışları kanıtlanan kadınların 6 ay süreyle topuklu ayakkabı giymelerinin yasaklanması; aynı eylem tekrar edildiği zaman ise ömür boyu babet giyme zorunluluğuna tabi tutulmaları

11. Eğitim süresi boyunca zorunlu olarak “Futbol Bilgisi” dersine katılım sağlanması, 100 üzerinden 90 puandan az not alınan senelerde bütünlemeye ve/veya yaz okuluna kalınması

12. Estetik operasyonlar öncesinde, tamamı erkeklerden oluşan ve başkanlığını eşinin yaptığı tek kişilik bir bilirkişi heyeti tarafından gizli oylama yöntemli onaya tabi tutulması ve heyet üyelerinin kim olduklarının asla kadına söylenilmemesi

13. Feminist söylemler ile küçük düşürülen erkeklerin, bedelleri sınırsız olmak kaydı ile manevi tazminat talep edebilmeleri

14.  Aylık makyaj malzemesi harcamalarının, toplam gelirin %5’i ile sınırlandırılması

15. Ev dekorasyonu hakkında erkeklerin de görüş bildirebilme, bildirdikleri her 10 görüşten en azından 3 tanesinin kabul edilmesi, en azından kabul edilmiş gibi yapılması zorunluluğunun getirilmesi

16. Sabah 06:00 ile sabaha karşı 05:59 arası kuaföre gidilme yasağı getirilmesi

17. Bankacılık Kanununda yapılacak düzenleme ile erkeklerin eşlerine ek kredi kartı çıkarmalarının yasaklanması

18. Erkeklerin neden genellikle daha önce vefat ettiğine dair bir komisyon kurulması ve erkek ömrünü uzatıcı bilimsel çalışmalara kadınların katılması ve maddi destek sağlaması

19. Bir kadının başka bir kadına alışveriş ve satın aldıkları / almayı düşündükleri şeyler hakkında yazılı veya sözlü bilgi vermesinin yasaklanması

20. Evde kadının konuşmasının yasak olduğu; en az 30 metrekare büyüklüğe sahip “dırdırdan arındırılmış” alanlar oluşturulması

21. 65 yaşından genç kadınların, AVM’lerde günde en fazla 1 saat zaman geçirmeleri, ihlal eden kadınların kredi kartlarına el konulması

22.  Başta Candy Crush ve Angry Birds olmak üzere, umumi alanlarda kadınlar tarafından oyun oynanmasının yasaklanması

Neyse, bu kadar geyik yeter. Tabii ki bu yazıyı yazmamın farklı bir sebebi var. Bayanlar, baylar… Türkiye’de kadınlara dinsel olsun, cinsel olsun istismarda son noktadayız. The 2012 Gender Inequality Index (GII)’te; yani Cinsiyetler Arası Eşitsizlik Endeksinde 135 ülke arasında; 124. sırada olan ülkemize yazıklar olsun… Son 17’yi oluşturan ülkelerin 16’sının İslam ülkeleri olması da güzel dinimizi tüm dünyada nasıl yanlış yorumladığımızın bir göstergesi.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder